|
Geleceğin Bilgisayarları Türk'lerden... |
B ilkent Üniversitesi geleceğin Bilgisayar teknolojisi olarak öngörülen nanooptik devreler geliştiriyor. Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay, projenin Türkiye ayağının yürütücüsü olarak görev alıyor. Günümüzde kullanılan bilgisayarlardaki işlemci teknolojisinin silikon malzemesine dayandığını anımsatan Özbay, "Şimdiye kadar transistörlerin boyutlarının küçülmesi sayesinde her 2 yılda bir, bilgisayarlar 2 kat hızlanabiliyordu. Ama silikon temelli bu teknoloji ile 10 yıl sonra bir hız sınırına ulaşacağız ve silikon temelli bilgisayarları daha hızlı yapamayacağız" dedi. Bu nedenlerle silikon teknolojisinin yerini alacak yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve yeni nesil işlemcilerin üretilmesi gerektiğini vurgulayan Özbay, projedeki temel amaçlarının geleceğin süper bilgisayarlarının yapıtaşlarının nanoteknoloji ile üretilmesi olduğunu söyledi.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 12 Mayıs 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Dünya Türk Teknolojisinin Peşinde... |
Türk şirketi NNT’nin bulduğu, araç motorlarında yüzde 20’ye kadar yakıt tasarrufu sağlayan, araçların rektefiye ve yağ ömrünü 2 kat uzatan BORPOWER teknolojisi için başta ABD bir çok ülkeden teklif geldi. Türk Şirketi NNT’nin dünyada ilk kez bor ve nanoteknolojiyle geliştirdiği BORPOWER motor yağlayıcılarının Ar-Ge sırrını almak için ABD başta pek çok ülkeden teklif geldi. Dünya devi şirketler, Türk şirketin uzun yıllar süren Ar-Ge ile ürettiği teknolojinin hammaddesini kullanarak ürünler geliştirme düşüncesindeydi ancak şirket yetkilileri, bu teklifleri reddetti. NNT Nanoteknoloji Bor Ürünleri A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas, NNT’nin Türkiye’nin bor madenlerini en ileri nanoteknoloji kullanarak geliştirdiği uç ürünlerin benzerinin dünya genelinde yapılamadığını söyledi.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 12 Mayıs 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Intel’in öncülüğünde geliştirilen USB 3.0 standardında artık sona yaklaşılıyor. Günümüz USB spesifikasyonuna göre 10 kat daha hızlı olacak USB 3.0, 5Gbps gibi hayli iddialı bir hıza sahip olacak. Geriye dönük olarak USB 2.0 ile de uyumlu olacak USB 3.0′a yönelik çalışmalar gelecek yılın ilk yarısı içerisinde tamamlanmış olacak. Yüksek transfer hızının yanı sıra daha düşük güç tüketimi ve protokol verimliliği sağlayacak olan USB 3.0′ın sahip olduğıu hızı ifade etmek gerekirse yeni ara birim sayesinde 27GB’lık HD DVD içeriği 70 saniyede USB 3.0 aracılığıyla transfer edilebilecek.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 12 Mayıs 2009 )
|
|
Harvard Üniversitesi, dünyanın en büyük arama motoru Google’ı tahtından indirecek yeni bir sistem üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Harvard uzmanları bu konuda ne kadar iddialı olduklarını da, “Google bu yeni icadımızla birlikte Commodore 64 gibi kalacak” sözleriyle dile getirdi. Mayıs sonunda kullanılmaya başlanılacak Wolfram Alpha adlı bir program ve internet arama motoru sayesinde artık tıpkı Uzay Yolu’ndaki bilgisayar gibi arama motoruna soru sorabileceğiz. Wolfram Alpha’da ise, kutuya sadece “Everest Dağı’nın yüksekliği nedir” sorusu yazılacak ve cevap çıkacak.. Ayrıca, program sesi de tanıyabiliyor. Yani soru yazılarak değil de sesle de sorulabilecek.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 12 Mayıs 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Google 200 tane keçiyi işe aldı |
|
Kriz döneminde en büyük arama motoru Google, tam 200 tane keçiyi işe aldı. Keçiler Google'da ne iş yapacaklar? Keçiler Google'da ne iş yapacaklar? Bu günlerde silikon vadisinde bırakın iş bulmayı, işinizi korumak bile kolay değil. Ama bu kriz döneminde Google kadrosuna tam 200 yeni eleman kattı. Fakat bu elemanların uzmanlığı bilişim değil. Onların uzmanlığı ot yemek... Google'ın resmi blog'unda duyurduğu bu ilginç olayın başrolünde tam 200 adet keçi bulunuyor. Google'ın keçilerden tek istediği ise ot yemeleri. Google'ın ofislerinden birinin bulunduğu bölgede yetişen yaban otlarından kurtulmak için firma bu ilginç yönteme başvurdu. Blog'daki açıklamada "Aynı işlemi çim biçme makinesi ile de yapabilirdik ama keçilerin bize maliyeti hemen hemen aynı üstelik çok daha sevimliler" sözleri yer aldı. Fakat ne yazık ki keçiler geçici görevle Google'da bulunuyorlar. Otlar bitince onlar da sahiplerine geri dönecekler.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 12 Mayıs 2009 )
|
|
|
Yenilenen ÖSS sistemi, eski sistemlere göre öğrenci lehine |
|
Uğur Dershaneleri Genel Müdürü Kaya Aydın, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2010 yılından itibaren tamamen değiştirilen Öğrenci Seçme Sınavı’nın (ÖSS) uygulanışta bir sorun yaşanmaması halinde öğrencinin yararına olduğunu söyledi. Aydın, Türkiye’de 2 adet ulusal sınavın olduğunu ve bu sınavların toplumun yüzde 60′ını etkilediğini belirterek, “Bunlar orta öğretim kurumlarına giriş sınavı olan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve yüksek öğretim kurumlarına giriş sınavı olan Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS). Bunlardan en önemlisi ise tabiki ÖSS’dir. Her yıl milyonlarca öğrenci ve veli sınav kabusuyla karşı karşıya kalır ve bu sınav hem ekonomik hem de sosyal açıdan ülkemizi derinden etkiliyor. Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yapılan bir çalışmada üniversitede okuyan öğrencilerin yüzde 41′i üniversite okumadan bir iş sahibi olamayacağını düşünüyor. Yüzde 14′ü ise mezun olsa bile iş bulmasının zor olduğuna inanıyor. Bu, gerçekten düşünülmesi gereken bir olaydır” dedi. 11 YIL SONRA SİSTEM DEĞİŞİYOR ÖSS sistemi ile ilgili en son 1999 yılında değişiklik yapıldığını dile getiren Kaya Aydın, “Bu değişikliğin üzerinden 11 yıl geçti ve ÖSYM sınav sistemini sil baştan değiştirdi. Bu yeni sistem eğer uygulamada bir sorun yaşanmazsa diğer sistemlere nazaran öğrencinin lehine bir sistem. Bu yeni sistem öğrencinin alanlarını daha net sorgulamasına imkan veriyor. Örneğin Tıp bölümünü seçecek bir öğrenci biyoloji, kimya sorularına ağırlık verebilirken, mühendislik okuyacak birisi matematik, fizik sorularına yönelebiliyor. Ve öğrencilerin derslerdeki başarılarını da göz önüne alarak öğrencinin okulla ilişkisinin kesilmesini de engelliyor. Ben ileriki zamanlarda sorulan soruların dünyanın her yerinde yapılan sınavlarda olduğu gibi açık uçlu hale getirileceğine de inanıyorum” şeklinde konuştu.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 14 Nisan 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Bahar Yorgunluğu Nedir? Nasıl Korunulur? |
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Dahiliye Uzmanı Prof.Dr. Birsel Kavaklı, bahar yorgunluğu ile ilgili soruları yanıtladı. Bahar yorgunluğu nedir? Belirtileri nelerdir? Bahar yorgunluğu, hemen herkesin mevsim dönüşlerinde hissedebildiği bir takım ruhsal ve bedensel belirtilere verilen genel isim olarak ele alınıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz için yataktan kalkmak çok daha zor bir hal alırken gündelik işleri yaparken daha isteksiz olabiliyoruz. Bu durumu genellikle değişen hava koşullarına bağlasak da, uzun süren yorgunlukların ciddiye alınması, altta yatan başka bir sorunun da geçiştirilmesini engellemiş oluyor. Bazı dönemlerde yeterli besin alınmaması, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon - kalp - enfeksiyon hastalıkları, sigaranın fazla kullanılması yorgunluk belirtilerini artıran unsurlar olarak sıralanıyor.
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 14 Nisan 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 51 - 60 Toplam: 106 |